Arama Motoru Nedir? Nasıl Çalışır?

Web sitesinin arama motoru sonuç sayfalarındaki konumunu iyileştirmek isteyenlerin cevabına odaklanması gereken ilk soru “Arama Motoru Nedir?” olmalıdır. Bugün bu sorunun yanıtını arama motorlarının perde arkası süreçlerini ve çalışma prensiplerini anlatmaya çalışarak açıklayacağız. Çünkü belirli içeriklerin neden iyi sıralama aldığını kavramak ve daha isabetli dijital pazarlama stratejileri belirlemek için, atmanız gereken ilk adım buradan başlıyor:

Arama Motoru Nedir?

Arama motorları, interneti oluşturan milyarlarca web sitesini keşfetmeye, sınıflandırmaya ve sıralamaya çalışarak tonlarca bilgiyi filtrelememizi ve aradığımızı bulmamızı sağlayan yazılımlardır.

Bir web sitesinin belirli bir sorguyu ne kadar iyi yanıtladığına karar veren bu sistemler, bir sayfanın kalitesi ve alaka düzeyini belirlemek için gelişmiş algoritmalar kullanır.

Farklı arama motorları farklı algoritmalara sahip olabilir ya da aynı algoritmalar farklı arama motorlarında farklı ağırlıklara sahip olabilir. Bu nedenle Google’ın ilk sayfasında gösterilen bir web sitesi Bing’in ilk sayfasında yer almayabilir.

Arama motorları insanların aradıklarını bulmalarına yardımcı olmanın yanında sorguyla alakalı reklam, görsel, harita, video ve yerel işletme listelerini de sıralar.

Arama Motorları Nasıl Çalışır?

Arama motorları; arama çubuğuna yazılan ve arama sorgusu adı verilen bir kelime veya kelime öbeği ile en iyi eşleşen siteleri sonuç sayfasında (SERP) listeler.

Arama motorunun listelediği arama sorgusuyla alakalı bilgiler, arama motorları tarafından dizine eklenen web sitesi URL’leridir.

Bir arama motoru dizini, internette bulunan web sayfalarının URL’lerini saklamak için kullanılan bir veri yapısıdır. Arama motoru dizini yalnızca keşfedilen URL’leri içermez. Web siteleriyle ilgili önemli sinyalleri de içerir.

Yani arama motorları web sitesi URL’lerini arama sonucu halinde sıralamak için bir dizi algoritma kullanır. Arama motoru algoritmaları, arama sonuçlarının sorgu ile alakalı ve kaliteli olmasını sağlamak için oluşturulmuş bir dizi yönergedir. Kullanıcıların sonuçları olabildiğince çabuk almasını amaçlar.

Bir arama motoru içeriğin sorguyla alaka düzeyi, kalitesi, site hızı ve meta veriler gibi yüzlerce algoritmaya sahip olabilir. Örneğin Google backlink denen geri bağlantılara çok önem verir. Geri bağlantılar, diğer web sitelerinin web sitenize yönlendirdiği bağlantılardır. Popüler olan web sitelerinden ne kadar çok geri bağlantı alırsanız, üst sıralarda yer alma ihtimaliniz o kadar artar.

Google’a göre, bir web sitesini tavsiye eden çok sayıda kaliteli, popüler site varsa, o site ziyaret etmeye değerdir.

Önemli olan, alanında otorite olan sitelerden geri bağlantı alabilmektir.

Arama motorları, arama sonuçları listesi oluşturmak için yalnızca arama sorgusunu kullanmaz. Konum, kullanıcının dili, kullanıcının önceki arama geçmişi ve sorgunun yapıldığı cihaz gibi verilere de bakar.

Bununla birlikte, son zamanlarda arama motorları; kullanıcılara doğrudan yanıtlar sunarak aradıkları bilgileri sağlama ve sonuçlar sayfasında tutma eğilimi göstermekte.

Arama motorlarının çalışma prensibi tarama, dizine ekleme ve sıralama olarak adlandırılan süreçleri içerir. Bu süreç bir arama motorunun web sitelerindeki mevcut bilgileri tam olarak anlayarak kullanıcılara mantıksal olarak sunmasına yarar:

Tarama (Crawling)

Arama motorları, web sitelerine, içeriği incelemek, yeni bağlantıları, mevcut verilerdeki herhangi bir değişikliği ve bozuk bağlantıları algılamak için botlar veya örümcekler olarak da bilinen tarayıcılar gönderir.

Dizine Ekleme (Indexing)

Bir web sitesi tarandıktan sonra, arama motorlarının bilgileri nasıl düzenleyeceğine karar vermesi gerekir. İndeksleme sürecinde web sitesi verileri sıralama sinyallerine göre incelenir.

Bir sayfa dizine eklendiğinde, ilgili sorgular sonucunda görüntülenmeye hazırdır.

“Dizin”, arama motoru tarayıcısı tarafından taranan tüm bilgilerin veya sayfaların derlemesidir. İndeksleme, bu toplanan bilgileri arama indeksi veri tabanında saklama işlemidir. Dizine alınmış veriler önceden depolanan verilerle ve benzer sayfalara kıyasla algoritma ölçümleriyle karşılaştırılır. İndeksleme, web sitesini sıralamaya yardımcı olduğu için oldukça önemlidir.

Dizin oluşturma işlemi sırasında, arama motorları belirli içeriğin arama motoru sonuç sayfasında nerede görüntüleneceğine karar vermeye başlar.

Sıralama (Ranking)

Bir kullanıcı Google arama motorunda bir kelimeyi aradığında, Google, dizinindeki ilgili sonucu gösterir. Sıralama, bir sorgunun kalite ve alaka düzeyine dayanan bir dizi farklı faktörün değerlendirilmesiyle gerçekleşir.

Popüler Arama Motorları

Bir arama motorunun pazar lideri olması dijital pazarlama stratejileri açısından göz ardı edilemeyeceği anlamına gelir. Çünkü sektörün önemli anahtar kelimeleri açısından ilk sıralarda listelenmek, artık her işletme için çarpışılması gereken en önemli cephelerden.

ARAMA MOTORLARININ DÜNYA ÇAPINDA PAZAR PAYI (EYLÜL 2020)
ARAMA MOTORLARININ PAZAR PAYI (EYLÜL 2020)

Arama motorlarının devi hepimizin bildiği gibi günde milyarlarca bireysel aramanın yapıldığı Google. Google’ın sorgu hızı internetteki en yüksek hız. Tüm rakiplerinden 5 ila 10 kat daha hızlı sonuçlar sağlamak için elinden gelen her şeyi yapan Google’ın, arama motoru akademik tez modeli üzerine inşa edilmiş. Bu yüzden daha iyi ve daha zengin sonuçlara sahip kapsamlı bir veri yapısı oluşturabiliyor ve rakiplerinden daha derine inebiliyor.

Türkiye’de arama motorlarının kullanım oranı (EYLÜL, 2020)

Gezegenin en popüler arama motoru tüm Dünya’da %92.26’lık pazar payına sahip. Türkiye’de ise kullanıcıların %82’si arama motoru olarak Google’ı, %14.41’i ise Yandex’i tercih ediyor.

Google’ın çoğu SEO çalışmsının odaklandığı yer olması şaşırtıcı değil ancak alternatifleri görmezden gelerek trafik çekme fırsatlarını kaçırmamanız için Google ile birlikte diğer arama motorlarını yani tüm cepheleri keşfetmekte yarar var. Çünkü farklı platformların arama sonuçlarını nasıl gösterdiğini bildiğinizde, iyi sıralama potansiyeline sahip içerik oluşturmanız kolaylaşır.

Google

Google’ın web sitesi dizini milyarlarca sayfa ve 100.000.000 gigabayt veri içerir. Bu bilgileri düzenlemek için Google, RankBrain adlı bir makine öğrenimi algoritması ve Knowledge Graph adlı bir veri tabanı kullanır. Bunlar, Google’ın kullanıcılar için mümkün olan en alakalı içeriği sağlamasına yardımcı olmak için birlikte çalışır.

Google, bir arama yapıldığında beş ana faktöre bakar:

  • Sorgu anlamı (Query meaning): Arama yapıldığında tam olarak ne arandığını belirlemek için bu kriteri kullanır. Geçmiş aramalara ve kullanıcı davranışına dayanan karmaşık dil modellerini kullanılarak her sorgu ayrıştırılır.
  • Web sayfası alaka düzeyi: Google, bir kullanıcının arama sorgusunun amacını belirledikten sonra, hangisinin en alakalı olduğunu bulmak için web sayfalarının içeriğini inceler.

Bir web sitesindeki anahtar kelimeler, bir kullanıcının Google’a sorduğu soruyla eşleşmelidir.

  • İçerik kalitesi: Alaka düzeyi incelemesinde anahtar kelimeler eşleştiğinde, Google bunu bir adım öteye taşır ve gerekli web sayfalarındaki içeriğin kalitesini inceler. Bu, belirli bir web sitesinin otoritesinin yanı sıra sayfa sıralamasına ve güncelliğine bakarak nerede sıralanacağının belirlenmesine yardımcı olur.
    
  • Web sayfası kullanılabilirliği: Google, kullanımı kolay web sitelerine sıralama önceliği verir. Kullanılabilirlik, site hızından yanıt verme hızına kadar her şeyi kapsar.
    
  • Ek bağlam ve ayarlar: Bu adım, aramaları Google platformundaki geçmiş kullanıcı etkileşimi ve belirli ayarlara göre uyarlar.

Tüm bu bilgilerin işlenmesiyle sonuç sayfasında listelenen ilk site, Google’ın bir kullanıcının sorgusunun amacına en uygun olduğunu düşündüğü sitedir. En üst sıradaki site, yukarıdaki beş sıralama faktörüne göre en iyi performansı gösteren sonuçtur.

Google, sitelerin ne sıklıkta tarandığını belirtmese de mevcut içeriğe eklenen her değişiklik web tarayıcıları tarafından yeterli bilgiyi topladıktan sonra, dizine eklenmesi için Google’a getirilir. Ayrıca Google Arama Konsolu aracılığıyla mevcut içerikte yapılan herhangi bir güncelleme, belirli bir URL’yi yeniden taraması istenerek Google’a gönderilebilir.

Bing

Microsoft’un Bing’i, dünyanın en ünlü ikinci arama motoru. Google’ı pazar payı açısından oldukça geriden takip etse de kullanıcıları heyecanlandırabilecek bazı benzersiz özelliklere sahip. Bing, kullanıcılara daha sonra Microsoft ve Windows mağazalarında kullanabilecekleri puanları biriktirme şansı veriyor. Ayrıca tüm tarayıcılarda kusursuz bir şekilde çalışmak ve olağanüstü bir video dizinine sahip olmak gibi artıları var.

Bing, gizli ve gösterilmemiş içeriği eşit şekilde tarıyor. Blogları değil ana sayfaları sıralıyor.
Google ile karşılaştırıldığında daha yavaş ve forumlar genellikle arama sonuçlarında alt sıralarda yer alıyor.

Microsoft’un tescilli arama motoru Bing, sonuçları ortaya çıkarmak için Google’ın anahtar kelime tabanlı aramasından oldukça farklı olan Space Partition Tree And Graph (SPTAG) adı verilen açık kaynaklı bir vektör arama algoritması kullanıyor.

Açık kaynaklı olması, herkesin Bing’in temel koduna bakabileceği ve yorum yapabileceği anlamına geliyor ki bu model Google’ın algoritmaları üzerindeki sıkı denetiminin tam tersi bir yaklaşıma sahip.

Bing ve Google arasındaki ikinci büyük fark ise bilgilerin saklanma ve dizine eklenme şekli. Anahtar kelime öncelikli bir model yerine Bing, bilgileri vektör adı verilen farklı veri noktalarına ayırır. Bir vektör, kavramın sayısal bir temsilidir; bu kavram, Bing’in arama yapısının temelidir. Bing’in arama sorguları, Approximate Nearest Neighbor adlı algoritmik bir ilkeye dayanır ve belirli vektörlerin birbirine yakınlığına göre derin öğrenme ve doğal dil modellerini kullanır.

İçeriğinizi Bing için uyarlamayı düşünüyorsanız, en üst sıralarda yer alan siteler ile özellik snippet’leri arasındaki farkları incelemelisiniz.

DuckDuckGo

Google’ın, kullanıcıların tarama alışkanlıklarını depolayıp bu bilgileri reklamcılarla paylaşmasından hoşlanmayanların seveceği bir arama motoru; DuckDuckGo.

Google; ilgi alanları, geçmiş satın alma işlemleri, arama ve konum geçmişi gibi kişisel verileri süresiz olarak saklar ve hedefli reklamcılık için kullanılır.

Çoğu arama motorunun aksine Duckduckgo, kullanıcıların gizliliğini önemser ve arama geçmişi ve IP adresi dahil herhangi bir kişisel bilgiyi toplamaz ve saklamaz.

Vizyonu internet ortamında yeni bir güven standardı oluşturmak olan DuckDuckGo’nun gizliliği bu denli önemsemesi algoritmalarının kişiselleştirilmiş sonuçlar sağlamak için daha çok çalışmasını gerektirir.

Bu gizliliğe odaklanmanın bir sonucu olarak, DuckDuckGo şimdiye kadarki en akıcı sonuçlar sayfasına sahiptir.

İnternetin bu kadar ürkütücü hissettirmemesi gerektiğine inanan DucDuckGo, kullanıcıların izni olmadan toplanan özel bilgiler sayesinde şirketlerin online yollarla para kazanmasını eleştirir.

Web sayfası içeriğini taramak için DuckDuckBot adlı tescilli bir web tarayıcıya sahip olmasına rağmen DuckDuckGo’nun sonuçlar sayfasında gösterdiği bilgilerin çoğu, Bing, Yahoo ve Wikipedia gibi 400’den fazla kaynaktan derlenmiştir. Sonuçları görüntülemek için birden fazla kaynaktan çekim yapma işlevi DuckDuckGo’nun; Wikipedia, Amazon ve Twitter gibi platformlar için bir arama portalı olmasını sağlar.

Güvenlik bilincine sahip bir platform olarak DuckDuckGo’nun, sıralama algoritmalarının bir parçası olarak geçmiş aramaları içermediğini söyleyebiliriz.

İçeriğinizi Bing için uyarlamak DuckDuckGo için de işe yarayacaktır.

YouTube

En popüler video barındırma sitesi YouTube’un arama motoru platformun sahibi olan Google’ınkine benzer kurallarla çalışıyor. Yani o da Google gibi anahtar kelimelere ve alaka düzeyine odaklanıyor.

YouTube’a her bir dakikada toplam 300 saatlik video yükleniyor. Platformun yaklaşık 1,3 milyar kullanıcısı var.

YouTube tarafından açıklanmasa da bir videonun yeni olması, kanalın video yükleme sıklığı ve kullanıcıların geçmiş davranışları; bazı videoların diğerlerinden daha yüksek sıralanmasının nedenleri olarak kabul görüyor.

Bir kullanıcı belirli bir kanala abone olduğunda, bu o kanalın arama sonuçları ve öneriler sıralamasını yükseltiyor. Bu nedenle abonelikler YouTube’un sonuçları sunma biçimini etkiliyor.

YouTube’da iyi bir sıralama elde etmek için sağlam bir profile ve tutarlı yükleme ritmine sahip olmanız gerekir.

Diğer sıralama faktörleri arasında bir kullanıcının neyi izlediği, farklı videolarla ne kadar süre etkileşimde bulunduğu ve YouTube’daki bir videonun genel popülerliğinin ne olduğu yer alıyor.

En üstteki sonuç, aranan konuda en çok görüntülenen video oluyor. Bunu, daha az görüntülemeye sahip ancak tam anahtar kelime eşlemeli daha yeni bir video izliyor. Üçüncü video, ikinciden daha fazla görüntülenmeye sahip, ancak tam olarak anahtar kelime eşlemesi içermeyen, yükleme tarihi daha eski bir video olabiliyor.

Özetle, popülerliğin YouTube için en büyük sıralama faktörlerinden biri olduğunu ve çok izlenen bir videoyu tam anahtar kelime eşlemeli daha yeni bir videonun bile üstüne koyduğunu söyleyebiliriz.

Yahoo

Bir zamanlar Google’dan daha popüler olmasına rağmen Yahoo, pazar payı açısından üçüncü sıraya gerilemiş durumda. Alexa’ya göre Yahoo’nun web sitesi hala popüler; Dünya çapında en çok ziyaret edilen on birinci site!

Yahoo’da reklamların net bir şekilde etiketlenmemesi, organik ve organik olmayan sonuçları ayırt etmeyi zorlaştırıyor. Arama sonuçlarını listelerken tarih bilgisi göstermemesi de en önemli eksikliklerinden.

Baidu

2000 yılında kurulan Baidu, Çin’in ünlü arama motoru. Dünyanın en büyük yapay zeka ve internet hizmeti şirketlerinden biri tarafından desteklenen Baidu, çok sayıda reklam seçeneğine sahip.

Baidu’nun bir de hükümet tarafından yüksek oranda sansürlenmesi gerçeği var ki bir arama motoru için çok da olumlu sayılamayacak bir sicil.

Yandex

1997 yılında kurulan Yandex, Rusya’da en çok kullanılan arama motoru. Yandex’in ana şirketi, kendisini makine öğrenimiyle desteklenen istihbarat ürünleri ve hizmetleri oluşturma konusunda uzmanlaşmış bir teknoloji şirketi olarak tanıtıyor.

Yandex türünün tek örneği olan görsel arama seçeneğine sahip.

Yandex farklı ülkeler için özelleştirilebiliyor. Geocoder, Translation, Places ve Static map hizmetleri sunuyor. Yandex de çoğu arama motoru gibi kullanıcı verilerini topluyor.

Arama Motoru Optimizasyonu Nedir?

Arama motoru optimizasyonu anlamına gelen SEO (Search Engine Optimization), sitenizin alakalı aramalar için görünürlüğünü artırmak amacıyla yapılan çalışmalara denir.

SEO; alakalı, alanında otoriter sayfaları ortaya çıkarmak ve kullanıcılara verimli bir arama deneyimi sağlamak için tasarlanan arama algoritmalarını göz önünde bulundurarak sitenizi ve içeriğinizi optimize etmeye yarar. Sayfalarınızın arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer almasına yardımcı olur.

Ücretli reklamlarının aksine, daha yüksek organik arama sıralaması elde etmek için arama motorlarına ödeme yapamazsınız. Organik trafiği artırmanızın yolu da elbette ki SEO’dan geçer çünkü sayfalarınızın arama sonuçlarında daha iyi sıralamalar alması potansiyel ziyaretçileri çekme olasılığınızı artırır. SEO çalışmalarınızı arama motorlarının nasıl çalıştığını anlamadan şekillendiremeniz önerilmez.

Özet

Bugün, “Arama motoru nedir? Nasıl çalışılır?” sorularını yanıtlamaya çalıştık. Özetle, her arama motorunun, kendi dizininde milyarlarca web sayfasının nasıl sıralanacağına karar veren algoritmalar kullandığını ve başarılı SEO çalışmalarının bu algoritmaları iyi anlamakla yakından alakalı olduğunu söyleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da İlginizi Çekebilir
Devamı
COVID-19’un E-Ticarete Etkisi
Küresel salgın nedeniyle kısıtlanan yaşam tarzı, insanların online alışverişe yönelmesine ve e-ticaret hacminin büyümesine yol açıyor.