IMAP Nedir?

Neredeyse 50 yıllık geçmişi olan, 90’lı yılların başında popüler hale gelen ve günümüzde e-posta pazarlamacılığı ile yeniden canlanan e-postalar hakkında söyleyeceklerimiz var! E-posta protokollerinin ne olduğunu bilmiyorsanız, IMAP Nedir? sorusunun yanıtlarına ihtiyacınız var demektir.

E-posta sunucuları, e-postaları yönlendirmek için her iletinin doğru sunucuya teslim edilmesini sağlayan talimatları yani e-posta protokollerini kullanır. SMTP, POP3 ve IMAP en popüler e-posta protokolleri arasında yer alır. SMTP, e-postayı istenen hedefe göndermeye yarayan e-posta gönderme protokoldür. Buna karşılık, IMAP ve POP3 e-postaları posta sunucularından alma amacıyla kullanılır.

IMAP Nedir?

IMAP (Internet Message Access Protocol); İnternet Mesaj Erişim Protokolü’nün kısaltmasıdır. Günümüzde 4. versiyonu kullanıldığından IMAP4 olarak da bilinen bu iletişim standardının temel özelliği, tüm e-postaların orijinallerinin e-posta sunucusunda saklanmasıdır. Alıcı e-postayı açmak için tıkladığında e-postanın aslı değil bir kopyası indirilir.

E-postalarınızın farklı cihazlardan erişilebilmesini ve senkronize olmasını sağlamak IMAP’in sunabileceği bir esnekliktir.

IMAP, birden çok kullanıcının aynı gelen kutusunu yönetmesini sağlamak amacıyla bir sunucuda depolanan e-postalara uzaktan erişime izin veren bir e-posta protokolüdür. İnternet bağlantısı gerektirir ve 1986 yılında tasarlanmıştır.

IMAP bulut depolama mantığı ile, bir cihazdan oturum açıldığında, yapılan tüm değişikliklerin sunucuya yansıtılması şeklinde çalışır. Böylece bir e-posta hesabındaki mesajlara dair silme, gönderme gibi tüm işlemler farklı cihazlardan aynı hesaba girildiğinde en güncel haliyle görüntülenir.

IMAP Kullanmanın Avantajları

  • IMAP, tüm mesajların ve klasör yapılarının manuel olarak silinene kadar sunucuda kalmasını sağlar.
  • Birden çok cihazdan erişilebilme esnekliği nedeniyle modern çağın ihtiyaçlarına uygundur.
  • İçerik açıkça istenene kadar yalnızca başlıklar indirildiği için daha hızlı genel bakış sunar.
  • Yerel depolama alanından tasarruf sağlar.
  • Sunucu düzgün yönetiliyorsa, e-postalar otomatik olarak yedeklenir.

Eğer; e-postalarınıza farklı cihazlardan erişmek istiyorsanız, güvenilir ve kesintisiz bir internet bağlantınız varsa, yerel depolama alanınız sınırlıysa ve e-postalarınızı yedekleme konusunda endişeliyseniz IMAP’ı tercih etmeniz önerilir.

IMAP’ın Dezavantajları

  • Klasör yapıları ve e-postalar sunucuda saklandığından internet erişimi olmadığında e-postalarınıza ulaşamazsınız.
  • E-postalar zamanla sunucuda yer kaplayacağından, depolama alanınıza bağlı olarak düzenli olarak silmenizi veya arşivlemenizi gerektirebilir. Hacimli e-postalar gönderir ya da alırsanız, sunucu alanınız çok hızlı bir şekilde dolacaktır.
  • Çok sayıda e-postanız varsa, gelen kutunuzu her bağlandığınızda e-postalarınızı kontrol etmek uzun sürebilir.

Eğer e-posta hesabınıza yalnızca tek bir cihazdan erişiyorsanız, internetten bağımsız olarak da e-postalarınıza erişmeniz gerekiyorsa ve sınırlı sunucu depolama alanınız varsa IMAP yerine POP3 sizin için daha kullanışlı olacaktır.

IMAP Nasıl Çalışır?

IMAP üzerinden iletişim kurduğunuzda, e-posta programı, e-postaları okundu olarak işaretlemek, sunucudan silmek, e-postaları klasörler arasında taşımak gibi işlemleri doğrudan sunucudan yönetir.

E-posta programında yaptığınız her şey e-posta sunucusunda da yapılacağından, bu hesaba IMAP üzerinden bağlanan diğer kullanıcılara yapılan tüm değişiklikler aynen yansıyacaktır. Bu, hem ekip çalışmalarında verimliliği sağlar hem de tek kullanıcılı hesapların akıllı telefon ve iş bilgisayarı gibi gün içinde farklı cihazlardan aynı hesabı sorunsuz bir şekilde yönetmesine olanak tanır.

IMAP için bir istemcinin yapılandırılması, tipik sunucu adını, ağ bağlantı noktasını ve kimlik doğrulamasını gerektirir. Bu durumda bağlantı noktaları, standart bağlantı için 143 ve şifreli bağlantı için 993’tür.

IMAP etkileşiminin temel akışı şu şekilde özetlenebilir:

  1. Alıcının e-posta istemcisi (e-postaların görüntülenmesi için kullanılan cihaz), e-postanın depolandığı sunucuya bağlanır.
  2. Alıcı, sunucudaki tüm mesajların başlıklarını görür, okumak için belirli bir mesajı seçtiğinde, IMAP istek üzerine bu mesajı indirir ancak manuel olarak silinene kadar mesajın aslı sunucuda kalır. IMAP kullanırken çok sayıda istemcinin aynı anda aynı veritabanına erişebilmesinin nedeni de budur.

POP3 ve IMAP Farkı

Hem IMAP hem de POP3; bir e-posta programı tarafından e-posta sunucusundan e-postaları indirmek için kullanılır. E-posta hesabınızda e-posta sağlayıcınızın POP3 veya IMAP sunucusu ayarları istediğine şahit olmuş olabilirsiniz. Çoğu e-posta sağlayıcı varsayılan olarak POP3’ü devre dışı bırakır ve IMAP erişimini destekler.

Aslında POP3’ün yaptığı tek şey, e-postayı bir posta sunucusundan cihazınıza indirmektir. POP3, IMAP’in yapabildiği gibi sunucuya komutları geri gönderemez. İletiler indirildikten sonra, onlara yaptığınız hiçbir şeyi sunucuya yansıtmaz, herhangi bir senkronizasyon yapmaz. IMAP protokolü, tüm e-postaların ve tüm klasörlerin sahip olduğunuz her cihazdan aynı şekilde görüntülenmesini mümkün kılar.

Postane Protokolü anlamına gelen ve mesajları sunucuda saklamayan POP3’ün IMAP’ten farkını şu şekilde açıklayabiliriz:

POP3’ün postane olduğunu düşünün. Mektuplarınızı postaneye gidip aldığınızda, mektuplarınız artık orada olmaz. IMAP, her bir e-postanın orijinalini sunucuda tutarken, POP3; e-posta sunucudan bilgisayara veya telefona indirildikten sonra e-postayı siler, sunucuda herhangi bir kopya bulundurmaz.

Bir posta sunucusuna yeni bir e-posta geldiğinde, akıllı telefonunuzdan e-postalarınızı kontrol ederseniz, e-posta indirilmiş olur ve e-postanın hiçbir kopyası sunucuda tutulmadığı için bilgisayarınızdan maillerinizi kontrol ettiğinizde aynı e-postayı göremezsiniz. Ancak, bazı e-posta istemcileri sunucuda bir kopya bırakmak için etkinleştirebileceğiniz bir ayar sunabilir.

Bu nedenle POP3’ün dezavantajı, cihazınızın çökmesi veya kaybolması durumunda e-postalarınızı yedeklemek için bir önleme ihtiyaç duymanızdır.

POP3 protokolünün diğer bir dezavantajı, e-postalar tamamen indirildiği için cihazınızın virüs bulaşma olasılığının daha yüksek olmasıdır.

POP3’ün en sevilen özelliği ise almış olduğunuz e-postalarınızı internet bağlantısı olmasa bile okuyabilmenizi ve büyük ekleri olan e-postalarınızın daha hızlı açılmasını sağlamasıdır. POP3 ile sadece yeni e-posta aldığınız veya e-posta gönderdiğiniz zaman internet bağlantısına ihtiyaç duyarsınız.

Dahası, sunucudaki depolama alanından tasarruf edilmesini de POP3’ün artıları arasında sayabiliriz. E-posta sağlayıcınız sınırlı depolama alanı sunuyorsa, POP3 tercih edilebilir. E-posta hizmetleri normalde 500 MB civarında depolama alanı sunarlar. IMAP kullanıyorsanız mesajlar sunucudan silinmeyeceği için depolama alanınız hızla azalabilir.

Eklerle birlikte 150 e-postanın, yaklaşık 200 MB depolama alanını kaplayacağını varsayarsak gelen kutunuz dolduğunda, e-postalarınızın reddedileceği gerçeğiyle yüzleşebilirsiniz. Ancak, depolama alanı konusunda sorununuz yoksa veya e-posta hesabınızı, e-postaları indirdikten sonra sunucudan kaldıracak şekilde ayarlarsanız, IMAP kullanırken sunucuda yer sıkıntısı yaşamazsınız.

Özet

IMAP Nedir? sorusunu birden fazla cihazdan aynı e-posta hesabının kontrol edilmesine izin veren e-posta protokolü şeklinde yanıtlayabiliriz. Özetle, mesajların orijinalinin sunucuda kalmasına olanak tanıyan IMAP’in, e-posta yönetiminde daha fazla esneklik sağladığını ve çoğu işletme sahibi tarafından POP3’ten daha çok tercih edildiğini söyleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunlar da İlginizi Çekebilir
Devamı
Veeam Nedir?
Veeam Backup & Replication adlı yazılımıyla yedekleme ve replikasyon işlevselliğini bir arada sunarak sektöre öncülük eden Veeam'ın müşteri memnuniyeti skorları sektör ortalamasının 3,5 katı!
Devamı
Browser (Tarayıcı) Nedir?
Tarayıcılar, internet kullanıcılarının web sitelerinin depolandığı sunuculara bağlanarak içeriklerinin görüntülenmesini sağlayan, ücretsiz olarak indirilebilen yazılımlardır.